İçereği Atla
Rove ve Raven Yayınevi kitapları, yayınevinden doğrudan kapınızda. 0537 460 50 60 [email protected]
374,40 ₺ 374,40 ₺ 480,00 ₺

1–2 iş gününde kargoda

Son 3 adet

Mesafeli Satış Sözleşmesi · Teslimat ve İade
2.000 TL üzeri ücretsiz kargo · PayTR ile güvenli ödeme

ISBN: 9786053140245

ÇevirmenMehmet Kanar
Baskı3.Baskı
Sayfa Sayısı304
Boyut12,50 x 21,00 cm
Kağıt Cinsi2. Hamur
Cilt TipiCiltsiz
DilTürkçe

Kitap Hakkında

İranlı şair ve ressam Sohrâb Sepehrî, modern İran şiirinin dünya dillerine en çok aktarılmış şairlerindendir. Sepehrî’nin çok sayıda çağdaş sanatçı tarafından çeşitli sanatsal biçimler altında yeniden üretilmiş olan şiiri, coşkuyla bağlı olduğu ve yaşamının önemli bölümünü geçirdiği topraklardan beslenir.Işık ve karanlık, varlık ve yokluk, renk ve renksizlik, yalnızlık ve çokluk, hareketsizlik ve devinim gibi temalar Sepehrî’nin şiirinde benzersiz bir lirizmle işlenmiştir. Sekiz Kitap, Sepehrî’nin maddi dünya içindeki her şeyi “başlangıç”la karşılaştırmayı arzuladığı “Hiçistan” hayalinin de görkemli bir tablosu niteliğinde. SOHRÂB SEPEHRÎModern İran şiirinin dünya dillerine en çok aktarılmış şairlerinden olan Sohrâb Sepehrî, 1928’de Kâşân’da doğdu. Şiire ve resme ilgisi erken yaşlardan itibaren gelişen şair, Tahran Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü bitirmesinin ardından Fransa, İtalya, Hindistan ve Japonya’nın da aralarında bulunduğu birçok ülkeye seyahat etti. Doğu felsefesi, Budizm ve mitolojiye duyduğu ilgi şiirini derinden etkiledi. Modern İran şiirinin öncülerinin kurduğu şiirsel dokuyu bu birikimlerle harmanlayarak, kendine özgü şiirsel yaklaşımı ve gizemli lirizmiyle şiirini görülmemiş bir hacme taşıdı. Doğup büyüdüğü Kâşân, büyük Yeşil Hacim’in şairi Sepehrî için yaşam denen mucizevi vahanın kendiliğinden görkemli imgesi, tüm başlangıçların tüketilmemesi gereken kaynağıdır. Akıl ve gönül çelen bu büyülü coğrafya, birçok eleştirmen tarafından Sepehrî şiirine can suyunu veren kaynak olarak yorumlanır. Başlangıç Sepehrî şiirinde aynı zamanda kişiyi dünyaya hayretle bakmaya yönelten bir arılık, arayış pınarlarına götüren saydam ve akışkan bir duruluk, insanoğlunun bu pınarlardan beslenen bilge çocukluğu olarak düşlenir ve özlenir. Modern dünyanın açık vahşetinin silip görünmez kıldığı iyiliğin, merhametin, birliktelik, yalnızlık ve eşitlik hakkının savunulmasıdır şairin işi. Gerçekliğin unufak edilmiş iyicil öğeleri özdeki gizlenme haklarına saygı duyularak tek tek hatırlatılıp yüzeye çıkarılır; hakikatin şiirsel boyutlarıyla görünür kılındığı yolculukların elçisi, yolcusudur şiir. Sepehrî bu yolda yürürken işi karmaşıklaştırmaz; çöl göklerinin büyük sessizliğiyle yıkanmış açık bir zihin, dünyaya belirli bir tevazu zaviyesinden bakan münzevi bir tedirginlik yolculuğa kılavuzluk eder. Sepehrî’nin gerçek yaşamdaki yolculuk güzergâhına 1970’li yıllarda Amerika, Yunanistan, Mısır gibi ülkeler dahil oldu. Bunlardan sonuncusu olan İngiltere’ye 1980 yılı kışında kan kanseri tedavisi için gitmişti ve ne yazık ki Tahran’a dönüşünde yaşama veda etti. Sepehrî doğduğu topraklarda, Kâşân’da toprağa verilmiştir.